Okuldan kaçan Jayme ve Gabriella gizlice birbirini parmaklıyor

Jayme, okuldan kaçmanın verdiği heyecanla Gabriella’nın peşinden sessizce sürüklenirken, ikisinin arasında gitgide artan bir gerginlik vardı. Sınıfın soğuk duvarlarından uzaklaşıp, boş koridorların karanlık köşelerine saklanırken, Gabriella’nın gözlerindeki ateş Jayme’nin içini sızlatıyordu. Adımlarını hızlandırdı; o an artık sadece kaçmak değil, birbirlerine teslim olmak istiyorlardı.

Sessiz bir odada kapı arkasında sıkıştılar. Jayme’nin elindeki terli elleri Gabriella’nın ince beli boyunca kayarken, kız istemsizce nefesini tutup sırtını ona yasladı. Dudakları bir anda birleşti; ilk öpücük değildi ama bu sefer farklıydı, daha vahşi, daha açgözlüydü. Birbirlerinin teninde iz bırakmak için yarışıyorlardı adeta. Jayme avuçlarını Gabriella’nın kıvrımlarına bastırıp sertçe çektiğinde, kızın bedeni titredi ve derin bir inilti ağzından kaçtı.

Elbiseler kontrolden çıkmıştı. Jayme’ye izin veren Gabriella diz çöktü onun önünde ve büyük dilini yarak sarkacına dolayarak yoğunca emmeye başladı. Her yalamda ve ısırıkta Jayme’nin içinde büyüyen alevi hissedebiliyordu; adam artık daha fazlasını istiyor, kimseye vermediği yarak kokusunu bastıracak kadar içine çekiyordu onu. Hızla soyunup yere attılar giysileri; çıplak bedenler buruşmuş halılara yapışıyordu.

Yatak ortasında yan yana uzandılar ama durmadılar. Gabriella geceyi köpürterek arka tarafa geçip Jayme’nin sert kökünü ensesine kadar aldı; çenesine vuruyor, amcığını dipten inleten her hareketle gürültülü iniltiler kopuyordu odada. Jayme elleriyle omuzlarından kavruyor, kızın amcığını parçalıyor gibi itiyordu içine doğru… İkisi de kaybedecekleri anı bekliyormuşçasına bağıra çağıra devam ettiler dayanılmaz tempoda.

Sonunda gelmek üzereydiler; Jayme göğsüne vuran kalp atışlarını bastırmaya çalışırken şiddetle bağırdı: “Basıyorum!” Dedikçe sanki bütün güçle daldı içeriye ve birkaç saniye sonra boşalmanın sıcak akıntısı Gabriella’nın amcığına doldu. Kızın beli tekrar kasıldı ama bu sefer hazdan donuk değildi; ayakta kalmaya direnen son titreme gibiydi…

O an her şey durdu sanki dış dünyada: sadece onların çıldıran bedenleri vardı; acı ve zevk iç içe geçmişti kan ter içinde kalan o kaçamak ders gününde…

← ÖNCEKİ SONRAKİ →